Yaşayan Türkçe

yer vermek


  • fiil Saygı göstermek, önemli saymak.


  • fiil Bir olay veya duruma yol açmak, sebep olmak.


  • fiil Önemli bir görev vermek.


  • fiil Yerini bir başkasına bırakmak.


  • fiil Bir şeyden belirli bir amaçla faydalanmak, kullanmak.

    • Ressamın yapıtlarında yer verdiği eğri büğrü geometrik şekillerin anlamı hâlâ tartışılıyor.

  • fiil Bahsetmek, değinmek.

    • Merkeze ulaştırılan jurnal kâğıtlarında, önemli havadislere yer veriliyor.

  • fiil Ağırlık vermek, eğilmek.


  • fiil Konu olarak seçmek.

    • Eserin üçüncü ve dördüncü bahislerinde yer verilen hipotezler, biyolojide devrim niteliğinde.
    • Kaymakamlık, yöredeki endemik bitki türlerine yer verilen bir katalog hazırlatmış.

20