Yaşayan Türkçe

yağ


  • isim Birleşiminde çeşitli asitler ve gliserin bulunan, bitkisel veya hayvansal madde.

    • Çobanın yağı çok olursa çarığına sürer. (Atasözü)
    • Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır. (Atasözü)
    • Keçiye can kaygısı, kasaba yağ kaygısı. (Atasözü)
    • Kasap, yağı bol bulunca gerisini yağlar. (Atasözü)
    • Ak koyunu gören içi dolu yağ sanır. (Atasözü)

  • isim Sanayide kullanılan bir tür madde.

    • Dereye, kimsenin ruhu bile duymadan tonlarca zift ve atık yağ boşaltılmış.

  • isim Deriden sızarak ter kokusu veren madde.


  • isim Kokulu bitkilerden elde edilen uçucu sıvı madde.


  • isim Çıkar sağlamaya, yaranmaya yönelik yapılan abartılı övgü.


64