Yaşayan Türkçe

taramak


  • fiil Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek.


  • fiil Birini, bir şeyi bulmak, denetlemek için bir yeri sıkı bir şekilde aramak.


  • fiil Bir şeyin içindeki gereksiz maddeleri tarak, tırmık vb. ile ayıklamak, taraklamak.


  • fiil Taşın yüzünü dişli çelik kalemle işlemek.


  • fiil Belirli bir hedefe silahla peş peşe ateş etmek, yaylım ateşine tutmak.

    • Taciz ateşinin geldiği tarafı, iki numaralı mevzi bir saat boyunca taradı.

  • fiil Belli belirsiz düşünmek, kafasından geçirmek.


  • fiil Yazılı bir eseri dikkatle inceleyip önemli ve gerekli kısımları belirlemek.


  • fiil Dikkatle bakmak, süzmek.


  • fiil bilişim Tarayıcı kullanarak kâğıt üzerindeki verileri dijital ortama aktarmak.


  • isim tıp Hastalıkların teşhis ve tedavisi için belirli aralıklarla bireylere tıbbi testler uygulamak.


78