Yaşayan Türkçe

sürme (I), sürme (II), sürme (III)

sürme


  • isim Sürmek edimi. (I)

    • Tutuklunun kaçaklık hâlinin sürmesi, şartlı tahliye ihtimalini ortadan kaldırdı.
    • Vuruşmada kendini cesurca öne sürmesi, nişanla taltif edilmesini sağladı.
    • Teneffüslerin kısa sürmesi, kantinde izdihama neden oluyor.

  • isim Dolap kapağı, kapı vb.ni ileri geri hareket ettirerek açıp kapamaya yarayan düzenek, sürgü. (I)


  • isim Masa, dolap vb.nin dışarı çekilip içine öteberi konulan küçük bölümü, küçük çekmece. (I)


  • sıfat İleri geri hareket ettirilerek kullanılan. (I)


  • isim Kirpiklerin dibine çekilen, uzun süre kalıcılığını koruyan siyah boya, rastık. (II)


  • isim Bitki tanelerinin içinde siyah bir toz oluşmasına neden olan ekin hastalığı. (III)


64