Yaşayan Türkçe

sonuç


  • isim Bir olay veya durumun sebep olduğu başka bir olay veya durum, netice.

    • Tsunami, okyanus tabanındaki şiddetli sarsıntılar sonucu oluşur.
    • Hemen her doğal afette, çarpık kentleşmenin sonuçlarıyla yüz yüze geliyoruz.
    • Basına kapalı Kafkavari bir dava sonucunda tutuklanmasına hükmedilmişti.

  • isim Bir etkinlik, girişim, sınav vb.nden elde edilen şey.

    • Analiz sonuçları, işletmenin kredibilitesinin düşük olduğunu gösteriyor.
    • Ölçümlerden elde edilen sonuçlar, sümen altı edildi.
    • Geçen hafta yapılan kadroluluk sınavının sonuçları belli olmuş.
    • Test sonuçlarında ortaya çıkan anomaliye hiçbir tabip anlam veremedi.

  • isim Özet, öz veya nihai düşünce.

    • Abes bir çıkarım yaparak bu sonuca ulaşması mantıksızlığın daniskası.

  • isim spor Sürmekte olan veya biten karşılaşma, oyun vb.nde tarafların sayı, gol yönünden birbirlerine karşı olan durumu, skor.

    • Turnuvada alınan başarısız sonuçlar, camiada üzüntü yarattı.

  • isim edebiyat Yazının veya sözün noktalandığı bölüm.


  • isim Bilimsel metinlerde öneri ve kararların anlatıldığı bölüm.


86