Yaşayan Türkçe

sanmak


  • fiil Bir şeyin olabileceğine inanmak, zannetmek.

    • Saçlarını kökünden kestirip yalın ayak dolaşarak nirvanaya ulaşacağını sanıyor.

  • fiil Bir olguyu, durumu olmuş veya olacak saymak, farz etmek.

    • Fabrikatör Hakkı, feleğin sillesini yemeden önce hiç düşmeyecek sanıyordu.

  • fiil Birinin veya bir şeyin, belirli bir hâlde olduğunu düşünmek.

    • Alçak yerde tepecik kendisini dağ sanır. (Atasözü)

75