Yaşayan Türkçe

sahip

Arapça


  • isim Kendi mülkiyetindeki bir şeyi, yasaya uygun olarak dilediği şekilde kullanabilen kişi, iye.

    • Ödünç verilen her şey, vakti gelince sahiplerine iade edilmeli.

  • isim Belirli bir niteliği olan kişi, ehil.

    • İstiklal madalyası sahibi gaziler, kortejin ön saflarında, ellerinde bayraklarla yürüyor.
    • Farklı mantalitelere sahip bireylerin bir arada yaşayabilmesi, duygudaşlıkla mümkündür.

  • isim Belirli bir işi gerçekleştirmiş veya bir yapıt oluşturmuş kişi.

    • Orhan Pamuk, 2006 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibidir.

  • isim Koruyan, kollayan kişi.

    • Kediler nankör olarak bilinse de sahiplerine son derece sadıktırlar.

  • sıfat Bünyesinde belirli bir özellik barındıran.

    • Münzeviliği yaşam tarzı olarak benimseyen rahiplerin toplandığı bu manastır, göz kamaştırıcı bir mimariye sahipti.

9