Yaşayan Türkçe

orta


  • isim Kenarlardan merkeze doğru hemen hemen aynı uzaklıkta bulunan yer.

    • Şımarık gençleri sokak ortasında paralayan çöpçü, medyatik oluverdi.
    • Arazinin ortasındaki yalın kat binayı yıkıp yerine gökdelen dikeceklermiş.
    • Büyüteç marifetiyle kâğıdın ortasında temerküz eden ışık, kısa sürede kıvılcımlandı.

  • isim Başlangıç ve bitime eşit uzaklıkta olan zaman.

    • Mühim bir mükâlemenin ortasındayken telefon çaldı.
    • Yeni Çağ’ın ortalarında sömürgeciliğin hız kazanmasıyla Avrupalı güçlerin okyanuslardaki hegemonik mücadelesi kızışmıştı.

  • isim Bir şeyin eşit olarak bölünebilen kısmı.


  • sıfat Uzun ve kısa arası, midi.


  • sıfat Büyük ve küçük arası, midi.

    • Vezirparmağının şurubu için bire bir buçuk oranında şeker ile suyu orta ateşte kaynamaya bırakın.

  • isim İyi ve kötü arasındaki durum.


  • isim Öğrencilerin okul performanslarının ölçülmesinde kullanılan, geçer ve iyi arasındaki not.


  • isim Bir defterin içinde, bir araya getirilmiş yaprakların oluşturduğu her bir bölüm.


  • sıfat Ölçülü, ılımlı.


  • sıfat Her iki yanında kendi türünden olan şeyler yer alan.


  • sıfat Karşıt durumlar arasında yer alan, vasat.


  • isim fizik Bir olayın gerçekleştiği yer.


  • isim matematik Birincinin ikinciye oranı, üçüncünün dördüncüye oranına eşit olan dört terim arasındaki bağıntı, orantı.


  • isim spor Futbolda kenarlardan ceza sahasına havadan atılan pas.


  • isim tarih Yeniçeri Ocağında tabur.


92