Yaşayan Türkçe

konu


  • isim Konuşma, yazı vb.nde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu.

    • Geçen hafta, sigaranın zararlarını konu alan bir panel düzenlendi.
    • Zen öğretisinde, karmaşık metafizik konular oksimoronik kavramlarla basite indirgenir.

  • isim Üzerinde konuşulan, gündemde olan şey, bahis.

    • Dilerseniz alım satım ofisimize uğrayın, bunlar ayaküstü konuşulacak konular değil.
    • Durumun aciliyeti ve aşikârlığı, alınacak aksiyonlar konusunda hiçbir tereddüde yer bırakmıyordu.
    • Kayınbabasının suçlayıcı sözlerine istinaden konunun tafsilatlarına ilişkin izahatta bulundu.
    • Ambarda bekletilen ürünlerin ivedi nakliyesinin sağlanması konusunda satıcıyla antant kaldık.
    • Fransız sosyolog Émile Durkheim’ın metodolojik çalışmaları, toplumda tabu bir konu olarak görülen intiharın farklı boyutlarını ortaya koymuştur.

66