Yaşayan Türkçe

kadın


  • isim Erişkin dişi insan, hatun.

    • Toplu taşıma araçlarında oturma önceliği, hamile kadınlara ve yaşlılara aittir.
    • Aletli jimnastikteki başarılarıyla göğsümüzü kabartan kadın sporcunun sonraki hedefi, Avrupa şampiyonluğu.
    • Kadınlar, şiddete karşı sessiz kalmayacaklarını haykırdılar.
    • Köylü kadınlar, bu çeşme başında toplaşıp çamaşır yıkarlar.
    • Göz alıcı gala elbisesini, Hint köylü kadınların dokuduğu kimyoni bir kumaştan diktirmişti.

  • sıfat Ev işlerinin yanında annelik görevini layıkıyla yerine getiren.


  • isim Ev işlerine yardımcı olan kişi.

    • Evlatları, yaşlı annelerinin bakımı için yabancı uyruklu bir kadın buldu.

  • isim Hanım adlarından sonra kullanılan saygı sözü, bayan.


7