fiil Fiziksel bir uyarıyı algılamak.
- İğne yapılan yerde birkaç saat yanma hissedebilirsiniz, telaş etmeyin.
- Narkoz verildikten hemen sonra uyumuşum, ağrı sızı hissetmedim.
fiil Bir olay, kişi vb.nden etkilenmek, duymak.
- O günlerde hissettiğim korkunun nedeni, geleceğe dair ümitsizlikti belki de.
- Senelerce bu vicdani yükü münferiden taşımış, derinden derine onun ağırlığını hissetmişti.
fiil Farkına varmak, sezmek.
- Mesafeli tavırlarından hissettiğim kadarıyla yine bir şeylere kızmış.
- Mitinge kerhen katılmıştı ama giderek havaya girdiğini hissediyordu.
fiil Addetmek, saymak.