Yaşayan Türkçe

görüşme


  • isim Bir araya gelip konuşma, sohbet etme.


  • isim Arkadaşlık, ahbaplık etme.


  • isim Herhangi bir konu hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunma, müzakere etme.

    • Zirveye katılan diplomatlar arasındaki gizli kapaklı siyasi görüşmeler, günlerce sürdü.
    • Sendika, kadrolu işçilerin maaş zammıyla ilgili işverenle görüşmelere başladı.
    • Ateşkes görüşmeleri, tarafların asgari müştereklerde buluşamaması nedeniyle akamete uğradı.

  • isim Birini değerlendirmek, tanımak için onunla konuşup ona çeşitli sorular sorma.

    • İki buçuk ay süren terapilerin sonunda karar görüşmesine girdim.

274