isim Bir kişi, nesne vb.nin yerine getirdiği iş.
- Yemekhane nöbetçilerine, patates soyma görevi verildi.
- Asli görevlerini aksatmadan yerine getiriyor.
- Sanatsal etkinliklerin gitgide ticarileşmesi, küratörlerin görev tanımlarının gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.
isim Fonksiyon, işlev.
isim Resmî mahiyetteki iş, vazife.
- Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir. (Anayasa)
- Mesafe tayini için düşman mevzilerine sokulan tim, görevi başarıyla tamamlayıp salimen karargâha döndü.
- Hedef bölgeye sızan öncüler, keşif görevini başarıyla yerine getirdi.
isim Bir kişi, komite vb.ne verilen özel amaçlı iş, misyon.
- Bu onurlu görevin ifasında naçizane katkı sağladıysak ne mutlu bize!
isim Cümlede herhangi bir dil biriminin yaptığı iş.
isim Bir organ, hücre vb.nin gerçekleştirdiği iş.
isim matematik Değerler arasındaki ilişki.