Yaşayan Türkçe

görev


  • isim Bir kişi, nesne vb.nin yerine getirdiği iş.

    • Yemekhane nöbetçilerine, patates soyma görevi verildi.
    • Asli görevlerini aksatmadan yerine getiriyor.
    • Sanatsal etkinliklerin gitgide ticarileşmesi, küratörlerin görev tanımlarının gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır.

  • isim Fonksiyon, işlev.


  • isim Resmî mahiyetteki iş, vazife.

    • Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir. (Anayasa)
    • Mesafe tayini için düşman mevzilerine sokulan tim, görevi başarıyla tamamlayıp salimen karargâha döndü.
    • Hedef bölgeye sızan öncüler, keşif görevini başarıyla yerine getirdi.

  • isim Bir kişi, komite vb.ne verilen özel amaçlı iş, misyon.

    • Bu onurlu görevin ifasında naçizane katkı sağladıysak ne mutlu bize!

  • isim Cümlede herhangi bir dil biriminin yaptığı iş.


  • isim Bir organ, hücre vb.nin gerçekleştirdiği iş.


  • isim matematik Değerler arasındaki ilişki.


65